Özdeyişler

İnanç gerçeği bilmek istememektir

Nietzche
____________

Korkaklar inanır, cesurlar sorgular

____________

Düşünün, henüz yasak değil!

____________

İnsanlar sadece konuştuklarından değil sessiz kaldıklarından da sorumludurlar.

Aziz Nesin

_____________

Aptal olduğunu kabul etmek akıllılıktır

_____________

Kadercilik, söz ve eylemlerinin sorumluluğundan kaçmaktır.

_____________

Seçim birşeyleri değiştirecek olsaydı seçim yapmazlardı

_____________

Hulki Cevizoğlu’nun Prof.Dr.Aydın Köksal söyleşisi

Ulusal Kanal’da 21 Mart 2015 akşamı Hulki Cevizoğlu, meslektaşımız, aile dostumuz Prof.Dr. Aydın Köksal’la çok güzel bir söyleşi yaptı. 1970’lerden beri tanıdığımız, bütün kitaplarını bana imzalamak inceliğini gösteren Aydın’ın birçok fikrini olumlu bulur, katılırım. Ancak “yabancı dilde eğitim” konusunda aynı görüşü paylaşmadığımı, kendisiyle yazlık komşumuz olarak bir ay boyunca birlikteliğimiz sıralarında hep ifade etmişimdir.
Kendisi “bir taşla iki kuş vuramazsınız; yani hem İngilizce öğrenilsin, hem de yanı sıra bilim öğrenilsin olmaz” der. Bunun doğal devamı olarak da “Türkçe bilim dili olmalıdır, olabilir” der. Bence de Türkçe’nin bilim dili olması yararlı olacaktır, ancak herşeyden önce Türkçe’nin çeşitli lehçelerinin konuşulduğu geniş coğrafyada tarihten günümüze dek ne kadar bilim üretilmiş de, bilimsel terimler Türkçe’ye girmemiş, diye düşünmemiz gerek.
Özellikle Anadoluda insanlığı etkilemiş bir çok düşün ve sanat insanı yetişmiş; Mevlana, Yunus, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Aşık Veysel ilk akla gelenler, kadim Sümer, Asur vb. uygarlıklar da bu coğrafyada boy göstermiş.
Ancak bu coğrafyada nedense bir Kepler, Galile, Kopernik vb. gibi bir isim çıkmamış, üstelik bu bilginlerin bir kısmı, Avrupa’da kilisenin baskın olduğu ve bilim insanlarının engizisyon mahkemelerince yaşamlarından oldukları bir dönemde çıkmışlar.
Bilimsel makalelerin evrensel boyutta yer alması için İngilizce dilinde olması ana seçenek haline gelmiştir. Bu durumda İngilizce bilmek, hem de iyi derecede bilmek, evrensel bilim arenasında söz sahibi olmak için olmaz ise olmaz koşul durumundadır. Çaresi de insanların yüksek matematik, genetik, kimya okuyacak yaşa gelmelerinden çok önce ana okulundan başlayarak İngilizce öğrenmelerindedir. Bir yabancı dil de en iyi şekilde, dilbilgisinin yanı sıra edebiyatıyla öğrenilir.
Gelelim “yabancı dilde eğitim”e, tamam eğitim Türkçe olsun, ancak yine bütün bilimsel yayınlar, kitaplar çoğunlukla İngilizce dilinde, bu durumda bilim eğitiminden önce İngilizceyi iyi öğrenmekten başkaca seçenek kalıyor mu?